Geleceğin İzinde

11. Sınıf Tarih müfredatı ve interaktif kaynaklar.

Müfredat Üniteleri

1. Ünite

Değişen Dünya Dengeleri Karşısında Osmanlı (1595-1774)

2. Ünite

Değişim Çağında Avrupa ve Osmanlı

3. Ünite

Uluslararası İlişkilerde Denge Stratejisi

4. Ünite

Devrimler Çağında Değişen Devlet-Toplum İlişkileri

Tarihi Yerler

Tarih Terimleri Sözlüğü

Merkantilizm

Zenginliği altın ve gümüşe bağlayan ekonomik sistem.

Diplomasi

Devletler arası ilişkileri barışçıl yollarla yürütme sanatı.

Sekülerizm

Dünyevi işlerin dini kurallardan ayrı tutulması.

Sömürgecilik

Bir devletin başka halkları ve kaynakları kontrol etmesi.

Kapitülasyon

Yabancı devletlere verilen ticari ve hukuki ayrıcalıklar.

Rönesans

Avrupa'da bilim ve sanatta "Yeniden Doğuş" dönemi.

Reform

16. yy'da Hristiyanlıkta yapılan yenilik hareketleri.

Mütekabiliyet

Devletler arası ilişkilerde karşılıklılık esası.

Denge Stratejisi

Büyük devletlerin çıkar çatışmasından yararlanma siyaseti.

Aydınlanma

Aklın ve bilimin rehber kabul edildiği düşünce dönemi.

Burjuvazi

Kentlerde yaşayan, ticaretle uğraşan orta sınıf.

Milliyetçilik

Her milletin kendi devletini kurma hakkı olduğu düşüncesi.

İhtilal

Siyasi ve sosyal yapının zorla değiştirilmesi.

Mutlakiyet

Yönetimin tek bir kişinin elinde olduğu sistem.

Meşrutiyet

Hükümdarın yanında meclisin de olduğu yönetim şekli.

İltizam

Vergi gelirlerinin ihale yoluyla toplanması sistemi.

Islahat

Kurumları düzeltmek amacıyla yapılan yenilik çalışmaları.

İmparatorluk

Çok çeşitli milletleri bünyesinde barındıran büyük devlet.

Westphalia

Modern devletler hukukunun temeli sayılan barış düzeni.

Hegemonya

Bir devletin diğerleri üzerindeki siyasi ve askeri baskısı.

📝 Quiz'e Başla

İstiklâl Marşı


Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak;
O benimdir, o benim milletimindir ancak.

Çatma, kurban olayım çehreni ey nazlı hilâl!
Kahraman ırkıma bir gül! Ne bu şiddet bu celâl?
Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helâl;
Hakkıdır, Hakk’a tapan milletimin istiklâl.

Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım.
Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!
Kükremiş sel gibiyim; bendimi çiğner, aşarım;
Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.

Garbın âfâkını sarmışsa çelik zırhlı duvar;
Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.
Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir îmânı boğar,
"Medeniyet!" dediğin tek dişi kalmış canavar?

Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma sakın;
Siper et gövdeni, dursun bu hayâsızca akın.
Doğacaktır sana va’dettiği günler Hakk’ın;
Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın.

Bastığın yerleri "toprak!" diyerek geçme, tanı!
Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.
Sen şehîd oğlusun, incitme, yazıktır atanı;
Verme, dünyaları alsan da, bu cennet vatanı.

Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki fedâ?
Şühedâ fışkıracak toprağı sıksan şühedâ!
Cânı, cânânı, bütün varımı alsın da Hudâ,
Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüdâ.

Ruhumun senden İlâhî, şudur ancak emeli:
Değmesin ma’bedimin göğsüne nâmahrem eli!
Bu ezanlar-ki şehâdetleri dînin temeli-
Ebedî yurdumun üstünde benim inlemeli.

O zaman vecd ile bin secde eder-varsa-taşım;
Her cerîhamdan İlâhî, boşanıp kanlı yaşım,
Fışkırır rûh-i mücerred gibi yerden na’şım;
O zaman yükselerek Arş’a değer, belki başım.

Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilâl!
Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helâl.
Ebediyyen sana yok, ırkıma yok izmihlâl;
Hakkıdır, hür yaşamış bayrağımın hürriyet;
Hakkıdır, Hakk’a tapan milletimin istiklâl!